hey yıllar yenilmedim size hatalarım bile aynı

hayatınız rutinleştitiği zaman, ana rahmine dönme sendromu yaşarsınız mütemadiyen, değiştirmek isteyip de değiştiremediğiniz şeyler yüzünden. yaşadığınız herşey bir rüya olmalı diye düşündüğünüz zaman, gözlerinizi açtığınızda daima tutacak bir el arıyorsanız sizi, saracak ve kucaklayacak ama elinizi uzatacak haliniz bile yoksa, hatayı tekrar etmekten imtina etmezsiniz.

ama aynı hatayı tekrar etmek yenilmek değildir. orjnalliğini muhafaza etmektir bir yerde, globalleşen dünyanın yanlışları doğrudur size göre. değişip globalleşmek yerine, kendi özeliniz daha güzel gelir size. yanlış son derece göreceli bir kavramdır, doğruda öyle. insalarla bu kavramlarınız uyuşmadığı zaman yaftayı yemeniz işten bile değildir çoğu zaman, takmayın kafanıza. kendi doğrularını yaşamalı insan, kendi yanlışlarını yapmalı, gözleriyle gördüğü gerçeği yaşamalı, yanlış olduğunu bile bile sevebilmeli bazen.

ellerinizi uzattığınızda size uzatılan bir el olmuyor her zaman, o yüzden başkalarının doğruları yerine, kendi yanlışlarımı yaşarım. rüzgara karşı leblebi tozu yemekten zevk alırım üstüm batsa bile, inadına yuvarlak camlı gözlük tercih ederim itici olduğu için, zehirlese bile vazgeçmem sigaramdan ve acıtacığını bile bile ah muhsin ünlü okurum. en sert melodileri ninni yerine dinlerim, sabah kalktığımda ilk elime geçenleri geçiririm üzerime, saçlarımı yapmam hiçbir zaman ve şadırvanı olmayan camileri sevemem bir türlü.

isyankar olmak ya da serseri olmak değil amacım, ya da aykırı kişilik olmak. ısrar edilen yanlışlar şekillendirir insanın kişiliğini çoğu zaman, ama o yanlışların yanlış olduğu bile kesin değilken, kendi doğru ve yanlışlarına göre yaşamak mantıklı geliyor bana.

Reply to this post

Yorum Gönder