seni bir bomba gibi taşımak bu göğüste



uçurumdan düşmemek tutunduğum daldın sen, incecik ve narindin, benim nasırlı ellerime yakışmazdın, sonra bıraktım kendimi boşluğa. kendimle birlikte seni de sürüklemeyezdim yalnızlığıma. sen bunu haketmeyecek kadar masumdun çünkü, bunu haketmeyecek kadar güzeldi gözlerin.

sessizliğimin sesiydin sen, yalnız gecelerde dinlediğim. dizlerimi göğsüme çekip ağladığımda dökülen gözyaşları senin içindi, ama çağıramadım seni gecelerime. sürükleyemedim seni kendi karanlığıma, çünkü bunu haketmeyecek kadar ışık saçıyordun dünyaya, bunu haketmeeycek kadar güzeldi sesin.

yalnız geçen gecelerimin güneşiydin sen; yavaşça kızıla bürünürdün sabahları ince bir çizgi halinde, sonra yükselirdin göğe doğru, sen olmadan uyuyamazdım ben, sen yükselmeye başlamadan gözüme uyku girmezdi. ışığın yatağıma vururken rüylarımda gödüğüm sendin, sen bilmesen de.

dahi anlamına gelen sen ayrı yazılırdın benden, ben ısrarla bitişik yazmama rağmen. dilbilgisi hatası değildi benimkisi, azaltmaktı sensizliğin keskinliğini, kimse bilmezdi.

kanayan umutlarıma devaydın sen, kelimelerin ifade edeceğinden fazlaydın, üç harfli aşk kelimesinin ifade edemeyeceğiydin her zaman için, içi yanan birinin üflediği neyden çıkan sestim ben, seni severken. seni bir bomba gibi taşırdım bu göğüste, patlamaya hazır.

yazılamayacak kadar içimi doldurandın... bir bomba gibi yürekte taşınan; kimliği belirsiz biri tarafından bırakılmış.

Reply to this post

Yorum Gönder