dozunda hayal kurmak


hayatım boyunca katı gerçekliklerle bezenmiş bir hayat yaşamadım, hayalperest de olmadım, olamadım belki, sürrealizm hiç bir zaman iyi gelmedi bana, reazlizm de öyle. hayatım boyunca arafta kaldım.

dozunda hayal kurdum hep, gerçekleştirebilceklerimi hayal ettim, fahişeye aşk yaşamak gibi bir cesaretim olmadı hiç, ortalama bir insandan daha iyi yazarım ama. her yazma iddiası olan, biraz narsistlik barındırır, yazabilen ise daha fazla. ve en güzel üç noktalar, şairlerin dizelerinde olanlardır, onlar bile devamını getiremezken, benim haddime değil o üç noktadan ötesini yazmak...

yan flüt çalabilenlere imrendim hep, gitardan ötesine gidemedim çünkü, yalan söylememiş bir insan değilim, ama cahit zarifoğlu'nu yaşarken okuyamamak çok koyuyor bana, 10 sene önce dünyaya gelip, şimdi ölmek isterdim, sırf cahit zarifoğlu için.

hiç bir zaman bir şairi örnek almadım, üç noktayı doğru yere koyacak basireti hala görmüyorum çünkü. bir şairi örnek almak, sürrealistliğin dorukları gibi geliyor bana, yenilgiyi baştan kabullenmek gibi, ama örnek almak başka, cahit zariofoğlu büyük adam çünkü.

arafta kalan bir yazı oldu, ne isaya ne musaya yaranan, okuyan için belki hiçbir duygu uyandırmayan, güne ortasından giriş yapan, belki bir kenarda çüreyecek bir yazı oldu bu, annesinin rızasını almadan askere giden ve şehit olan askerin duygularını yaşıyorum şu an.

arafta kalmak, seveni sevememek, sevileni tarafından sevilmemek. tüm sevenlerimden özür dilerim, tüm sevdiklerim için teşekkür ederim allah'a...

cahit zarifoğlu için severim şiiri, eğer mezarı başında ağlayacağım bir adam varsa babam ya da annem olmaycak, ya da sevdiğim değil, zarifoğlu olacak o kişi, beni ne kadar umursar bilinmez...

Reply to this post

Yorum Gönder