akacak yalnızlık damarda durmaz

herkes şikayet eder melankoliden, karamsarlıktan. ben de sevmem, içimden geçenlerin bu yönde olması benim suçum değil, sizin mutluyum ben diye kendinizi kandırmanız benim suçum değil. gerçekler acı, sezar'ın tepkisi yersiz değil: et tu, brute? * hayat budur, en beklemediğiniz anda sizi şaşırtır, yeminler edersiniz, söversiniz sayarsınız ona, ama yeniden yaşamaya devam edersiniz, sahte mutluluklarla kendinizi avutursunuz. kendi hayatınızı anlayamazken şairin hayatını anlayamazsınız.

şairi anladığını iddia edenler, akacak yalnızlığın damarda durmadığını bilmezler. anlarmış gibi yapanlar, şairin içindeki çocuğun sahte aşklara karşı kucağında biriktiği taşları atışını bilmezler. o birinci yalnızlığının üzerine ikinciyi yaşarken, siz onu anlayamazdınız, o bilirdi ve gülümserdi size, duygularını anlmasanızda. kaleminden çıkan her kelimenin yüreğinden sızan kanla yazıldığını bilmeyenler, şairin ellerinin titrediğini de bilmezler, gözlerinin dolduğunu da. şair; siz matbaadan taze çıkmış satırları okurken sıcacık yataklarınızda, müsveddelerin üzerine düşen tek bir damla gözyaşını hissetmenizi beklemez, belki düşünmez bile. o konuşlandığı yalnızlığın eteklerinde, dumanlı satırlarını hiçliğe yazar, o satırlar güneş gördüğü zaman inandırıcılığını yitirir, bilmezsiniz. sizinki ikinci el duyguları okuduğunuz bir kelimeler yığınıdır.

hiç kimse bir şairin, şiiri nasıl yazdığını merak etmememiştir, yalnızlığının eteklerinde konuşlanmışken o, belki elleri soğuktan titiriyordu satırlarını yazarken, siz gıcır gıcır kağıtlarda okurken hissedemezsiniz onu. bilmem kaç telden bestelendiğinde süper olmuş bu dediğiiz satırların oraya yakışmadığını, eğreti durduğunu bilmezsiniz siz, şairi anlamadınız, harfleri nasıl anlayacaksınız?

Reply to this post

Yorum Gönder