babamı nasıl yendim?

mümkün olsa değişmemek ister insan. değişmek yerine ölmeyi tercih eder, zamanı durdurmayı dener. belki de zaman değişir, insan aynı kalır bilemeyiz. iki sene önceki haline bakar, kendine yabancı olmak üzer, en azından burar insanı. şekersiz çayın burduğu gibi, karanfilin ağzın içini uyuşturması gibi.

insan üyüdükçe kirlendiğinin farkındadır. kendisine eklediklerinin ona kötü yanlar da kazandıdığını bilir. parayla egosunu dizginler kimi. üzerindeki yükü atmak için uğraşır, didinir. hep aynı kalmak, aynaya baktığında değiştiğini görmemek ister.

erkek çocuk büyüdükçe babasının gölgesinde nefes alamaz hale gelir. ya kabullenecektir gölgede kalıp sıska olmayı, ya da köklerini de alıp gidecektir uzaklara bir yerlere. baba erkek çocuk için ağaçsa, evlat dibinde bulunan bir fidandır. oğullar babalarını yenerler ya da silikleşirler. devinim. otuz sene önce kazandığın savaşı kaybedersin sen de büyüdüğünde. hayat bu noktada adildir.

geri dönüşü olmayan yollara giderken tedirgin olursun. daha yolun başından geri döndüğün çoktur. dönenleri de görürsün, ayakların ileri giderken. kurduğu o yolda kendini görmekten korkar insan. en fazla kendine dönen kazanıyordur belki. sırrı öğrenenler iyi atlara binip gittiler.

mutlak galibiyet yok bu dünyada. herkesin mutlu olacağı bir son yazmak, herkesin mutlu olacağı bir dünya düşlemekten daha zordur. zaten gerçek denilen şey hayal gücünün sınırlandırılmış halidir.

Reply to this post

Yorum Gönder