niye bu kadar büyük ve yakından fotoğraflar?

eskiden fotograf makinesi azdı, herkeste yoktu. kırk yılda bir çekilirdi.

daha az acı çekildiğinden mi, daha fazla mutluluk yaşandığından mı, yoksa her şeyin normal seyrinde gittiğinden midir bilmem hatıraları sıkça fotograf karesine hapsetmek istemezdi insanlar. belki de hızlı yaşamadıkları için, hafızaları daha canlı, anıları daha belirgindi.

eskiden ziyaretler daha az yapılırdı, kırk yılda bir. o an ölümsüzleşirdi toplu fotografta. biraz da bu ziyaretler belli periyotlarla olduğundan bir nevi kim gitmiş, kim kalmış vazifesi görürlerdi. her yeni bebeğin mutlaka banyodan çıktığında fotografı vardı, okula giderken, belki bir defa bayram fotografı, annesiyle, babanesiyle, dedesiyle.

artık insanlar, ayrıntıları görmek istiyorlar.o kadar tek tipleştik ki, çok yaklaşmadan farklılıkları göremiyoruz. her davranışın altında neden arıyoruz, olması gerektiği gibi olanları düşünmüyoruz. o yakından çekilen fotograflarda o korkuları, (sanki) paranoyalarımıza dayanak noktaları arıyoruz. kusursuz olmaya çalışıp, en küçük kusuru büyütüyoruz. sahi, ne zaman unuttuk bazı şeylerin nazar boncuğu olduğunu.

bu kadar yargılayıcı da olmayabiliriz. belki annesini yakından görmek isteyen gurbetteki öğrenci istemiştir, belki sevdiğini unutmamak isteyen biri istemiştir, her ayrıntısını sevmek için. sanmıyorum ama, ben kendi gözlerimden bile şüphe ediyorum artık.



p.s: acz ve fakr kardeşime sorusu için özel teşekkürlerimi iletiyorum.

Reply to this post

Yorum Gönder