ah saf çelişki

giden yare üzülür yare giden surlar yıkılır
yıkılırlar taşların altında hep insanlar kalır.
köşke çekilen şah düşer kurşun sahibine döner
celladı ve şeddeyi hatırlamaz.

nipnikotin ya da yoksunluk belirtilileri
üç nokta komayı uzatmaktır
ki ölüm vardır vücut yıkanır
uçurumdan düşmek bulutların kaybınadır.

gitmek sadece cam değil tüm şehirler aynıdır
mutlaka arkadaşlar ve gidenlere el sallanır
bana gelir ancak ve ancak eksikler iyi
bu kalemi kırıp, infazı ertelemektir.

bir katil söyleyecektim, tabanca durdu, öldü.
ellerim de ki: tetiği ben çekmedim.
sen aynaya gidersen sen sana gelir
gerisi de gelir; herkesin silahı kendine görünmez.

tüylerim kabarıyor, ürperiyorum
"ol" diyor, kalkıyorum ve ölüyorum
kaldıramazsam ellerim nasırlı değil
tersine paranoya eksiksiz oldu sırtımdaki bıçakla
bakıyor ki çırpınıyorum
evladı olmak zordur, babalar oğullarına benzer
soldu yüzüm, cekedimi alıp çıktım.

Reply to this post

Yorum Gönder