enginar kalbi

yaşını gösterenler yasını gizliyorlar, ya da yaşını göstermeyenler yaslarını gizlemiyorlar. acıların paylaştıkça azalmasıyla alakalı gibi. ama acemiliklerinin sonu olmayanların ezeli anlamasını beklemekle geçti insanoğlunun ömrü. eskiden beni tiksindiren enginarın, şimdi kalbini yiyorum, az pişmiş olarak. kendinden emin olamadığın zaman yiyebileceğin en iyi şey bu.

dün bundan sonra nasıl bir insan olacağımı buğulu camın arkasından gördüm, kendimden yana şüpheye düştüğüm için etim ve kemiğimden özür diliyorum. derdimize derman aramıyoruz, dertlerimizi dertlenmek yerine, onları pazarlıyoruz, o yüzden burnumuz boktan çıkmıyor. sessizliğin hakkını vermek ve yaşadığın zor zamanın sadece artçı olduğunu bilmek gerek çamaşır makinesine bakarken. kendi kendine olduğun zaman, gelecek seni oluşturuyor. on üzerinden dokuz kere geri çekildiğin bu hayatta yalnız geçirdiğin bir gün için üzülmek küçük düşünmek sanki. kazandığını zannedip kaybediyorsun, güldüğünü zannedip uzaklara gidiyorsun. alabildiğince mermileri kusmak gerek, seni arkandan vuranlara. buradaki insanlar dükkanlarda satılıyor, plastikler ve pille çalışıyorlar. ben onlarla çalışıyorum.

zeka, yolunun neresine vardığını ve toprağa ne denli yaklaştığını tespit edebilmektir.

son olarak: sayın geçirdiğim kaza, kim kimi geçirdi belli değil.

Reply to this post

Yorum Gönder