tek başına yalnızlık bir yankıdır


dört köşeli odamda duvarlar bana bakıyorlar ve dkiyorlar gözlerini üzerime, içtiğim sigaranın dumanıyla örtüyorum duvarların gözlerini. bir milisaniye gibi kısa bir sürede, gözümün önüne gelen annemin hayali ve burnuma gelen kokusu sarhoş ediyor beni. ve sonra başlıyor varlık sancıları... ruhum etimi kabul etmiyor, boğazım dumanı kabul etmiyor ve öksürmeye başlıyorum. saatimin alarmı çalıyor ve gece başlıyor tüm sessizliğiyle.

kendime bir bardak kahve yapıyorum ve tüm sanallığımla yaşamaya başlıyorum hayatı. gerçek hayatta kuramadığım ilişkilerin yapay olanlarını yaşayorum. sanal gülücükler atıyorum etrafa. üç tarafın yalnız olduğunda karalnık dersin düzelten olmaz, işte o zaman karanlığın içinde teksindir. metastaz yapan kötü bir tümör gibi annesizlik. her tarafıma yayılıyor.

ve anne diye haykırarak uyandığın kabuslarımdan sonra, yankılanan seslerimden sonra ağladığımı kimse bilmez. yalnızlığımı yankısına ağlıyorumdur ve terli terli uyandığım zaman hissettiğim soğukluğu sadece annem hisseder binlerce kilometre uzaktan, sanaldakiler hissetmez, hissedemez. doğaya aykırı bu. üzerin açıldığında örten anne profilini geride bıraktığın zaman anlarsın annenin seni karşılık beklemeden seven tek varlık olduğunu, sevgili dahi sevgi bekler çünkü.

ve sen onu kaybetmişsindir, kabusundan sonra yankılanan anne sesiyle başbaşasındır artık.

Reply to this post

Yorum Gönder