gözlüğümü nasıl kırdım?

"sen bana bakarsan ben uçarım." bu cümleyi elektrik şebekesi bile kaldıramadı ve elektrikler gitti. ananem olsa alentrik derdi. elimdeki laptopu masama el yordamıyla koydum, tam da vaktiydi diye düşünürken.  bacağımdaki bir kaç damar üst üste geldi, ilginç bir kasılmayla yalpaladım. ayağımı ovuyorum. gözlerim ışığa alışmaya çalışıyor. ben yatağıma gidip yorganımı üzerime çekiyorum. hemen dibimdeki pencerenin perdesini ardına kadar açıyorum. nihayet. ışık yokluğu başa bela.

yatağım altında bir canavar var. kendisiyle henüz tanışmadık ama bayağı utangaç. sadece karanlık olunca çıkıyor. elimi uzattım belki yer diye, yaklaşmadı bile. kendisinin baya pullu olduğunu düşünüyorum, çünkü yatağımın altı bayağı soğuk. ancak soğukkanlı canlılar yaşayabilir.

pencereden ışık giriyor. gözbebeklerim bayağı büyümüş olmalı. ellerimi seçebiliyorum. ilk kez inceliyormuş gibi bir hisse kapılıyorum nedense. üzerinde izler var ama ışık olmadığından inceleyemiyorum. parmaklarımın uzun olduğunun yeni farkına varıyorum. sanki sonradan eklenmişler. denemek için geriyorum parmaklarımı. küçükken kırılan başparmağım acayip bir şekilde bükülüyor. ellerimin ayaları da bayağı geniş. demek ki sürekli tutunmuşum birilerine. güzel.

kafamda sen kelimesi paketleniyor. arka taraflardan ön taraflara doğru hızla geliyor ve tam gözlerimin önünde patlıyor. bir havai fişek gösterisi. patlayınca senin yüzün ortaya çıkıyor. yüzümde çizgi halinde bir gülümseme. yatağımın altındaki canavar kıpırdanıyor. bazamın başlığına tıklatıyorum hışırtılar kesiliyor. elektrik probleminin hallolacağı yok. sinirden dişlerimi gıcırdatıyorum.

her gece baykuşlar toplanıyor bahçeye. önemli konuarı tartışıyorlar. insanların çözüm bulamadığı. daha sonra tekrar ıslık sesiyle doluyor kulağım. bir kaç cümle beliriyor arka taraflarda, ama oluştukları gibi yok oluyorlar. bunları yakalamak için soğuk tuzak yerleştirmeliyim kafama: oluştukları gibi bir kenara alacak.

gözlerimi yukarı çeviriyorum. aklıma geliyor. ellerim istemsiz yukarı doğru açılıyor. kafamda "o" harfi paketleniyor. nereye gittiğini bilmiyorum ama oldukça hızlı bir şekilde sürekli dolanmakta. kirpiklerime tonlarca ağırlık bağlanmış gibi. iniyorlar. vücudumun şebekeleri çöküyor, gözlüğümle uyuyakalıyorum.

Reply to this post

Yorum Gönder