duygu sömürgesi, nikaragua.

duygusal yazmak zordur, hiç kimse yazmaz filan diye zırvalamayacağım.


iki tane arabeske yakın şarkı, olmadı emre aydın, sagopa filan kurtarır. bunları dinlersin iki saat boyunca, moda girersin, bir kaç duygusal yazıya göz atarsın, ilhami gelir aklına başlarsın. birkaç küfür de koyarsın araya, samimiyim dersin yaparsın. okunursun da. 


ama ağlatıyor ya bu diye kimse kimseyi okumaz, senin kurgusal hikayelerine yerleştirdiğin küfürler, betimlemeler ve siyah teması tutmaz. kimsenin de girdaplarda boğulduğu yok. duygusallaşıyorsan da adam gibi duygusallaş. ondan daha fazla ölüyorum ben aşktan mantığı tutmuyor artık. 


önce esprili takılacaksın, hayat güzel vapurlar filan. sonra bir tane duygusal yazı yazacaksın. abartmadan dört bilemedin beş paragraf. ve ile başlayan cümleler olacak, stabilize yollar filan. garanti yöntem. başa da bilinmeyen bir grubun duygusal parçası, elektro gitar, ekolu ses. kırmızı da olacak, kan olacak, kan çıkacak. hayatla dalga geçiyor gibi yapıp, yeşil çayınla yazı yazacaksın. alacaksın övgüleri. 


bukowskiyi bilmeyen adamlar yeraltı edebiyatı yapıyoru ben yeaa diye geziyorlar şimdilerde. hadi len diyorum. 


yazıyorsundur, duygusal bir şeyler çıkıyordur ortaya eyvallah. buram buram duygu sömürüsü yaptığınız yazılarınıza da harikasın, süpersin tepkilerini beklemeyin.

Reply to this post

Yorum Gönder