Aslyum

 hayatı evlerinin pencerelerinden, güven içinde seyredenlerin kendini özgür zannettikleri bir dünya. gerçek özgürler dışarıdakiler, ama onlar da içeri girmek istiyorlar. ama hayır, araf filan yok. ya içersindesin bu çevrimin, ya da dışında olacaksın.

zorunlu hümanizmden muzdarip insanlar var. içlerindeki kini tutup ışıl ışıl gülümsüyorlar kameralara. işleyen çarklara dahil olmak istiyorlar, çarka dahil olmanın onları öğüteceğinin farkında olmadan. çünkü çarka sonradan dahil olunmaz, ya en başından sistemin bir parçasısındır, ya da değilsindir bu kadar basit. o yüzden kolaya kaçıp kendini bir yere yamayacağına, bir şeyler yap.

besleme noktaları belli değil hayatın. bir bebek emekleyerek tutunmak istiyor hayata, bir başkası her şeyini maça as'sına bağlamış. kimi zaman sızıntı vardır, bulana kadar çatlarsın, bulduğunda senin onarabileceğinden daha büyük olur.

bense camın arkasından haykıran insanlar görüyorum, imdat çığlıklarını duyuyorum, dehşetle açılan gözlerin bana çevrilmesinden hoşlanıyorum. ben yangını izlemeyi seviyorum. odunların çatırdamasını, camların buğulanmasını, siyah bir dumanın yükselmesini, en sonunda camların patlamasını...


Disturbed - Stupify

Reply to this post

Yorum Gönder