Mezar taşıma gökten üç elma düştü, sonra sonbahar geldi yazdıracağım.

İnsan bazen değil, hiç bir zaman dayanamıyor Cihan.
İnsan çok zaman, nisyanla malul. Bizim hamurumuzda bu var. Biz isyan ederek farkedileceğimizi sanan hiçleriz. Biz kendi kaburgasından yaratılmış olanlara aşık olup, sonra neden kemiklerim acıyor diyen canlılarız. Biz anladıklarımızı anlatıp, kendilerini anlattığımızı sanan insanlarla mücadele ediyoruz. Onlar bizim acılarımıza besleniyorlar Cihan.
Böyle yenilmiş gibi hissediyorum Cihan. Dayanamadığımda. Dayanmak için mi yaratıldık, dayanmanın bir şeyi değiştireceğine inanmak için mi bilmiyorum. Bazen bir baykuşun gözleriyle dünyaya bakmak, arkamdan hakir gözlerle beni izleyenleri seyretmek istiyorum. Beni anlamayacaklarını bildikleri halde, onlara kendimi anlatıyorum. İnsan tekrar ediyor çünkü. Mutlaka bir yerlerde bir zaman beni anlayan benimle aynı durumda olan biri çıkacaktır. Onu bekliyor olacak yazdıklarım.
Mezar taşıma gökten üç elma düştü, sonra sonbahar geldi yazdıracağım.
Hasretle çayını içmeyi bekliyorum;
Ali Berkay.

Reply to this post

Yorum Gönder