eşyalı kiralanan odalar *



gerçeği, yanlızca gerçeği söylemeyeceğime dair yemin ediyorum.

sorun acının yaşamı nasıl daralttığını anlamaktır. ölüler bu yüzden naziktir ve yarenlik edebilirler. ayrıca ölmüş olmak yaşamın gerçekle bağıntısı bakımından neredeyse bir avantaj oluşturur.

bir insan bulutları neden sever anlamadım bir türlü. aslında o neredeyse bir harabe, ama içinde hâlâ göktaşlarının yoğunluğuna ve onun geldiği toprağın gücüne dair sesler var. açıyı biraz değiştirirsek, yaşamın kendisi demek olan adaletsizliğin kefareti. o sonsuz değil, ona bağlı olan hiç bir şey de sonsuz değil aslında. dünyada üretilen, sonsuza dek sürecek hiç bir şeyin olmaması sonsuzdur. heved.

sesi içimde kapalı bi' şarteli kaldırdı. bunu ona anlatsam anlayamaz, karşıtlar birdir, doğru ve yanlış hariç. ölümlü kendisini ötekinin figürüne yansıtarak kendisinin bilincine varır. insan, bir şey olmadan önce bir sorundur. söz konusu sevgi ise keşfedilebilecek tek şey çıktığımız kıyı, geldiğimiz kıyının aynı olması durumudur. tanımlar bitti.

yeniden doğuşlarımıza bir sınır koymamız gerek. her yeni kişiyle yeni birisi olmuyoruz.yapmamız gereken bunların yinelenmesinden sıtkımız sıyrılmadan, yakayı, paçayı - artık elimizde ne kaldıysa - kurtarmak. nihayette, kendimizin bir daha doğmayacacağımıza emin olmamız gerek.

"ona uygun kara kaplı bir kitap bakıyorum." soruyu tamamen görmezden gelen shopenhauvervari kahraman bana şöyle demişti: "neden insanlar, sanki özgürleri söz konusuymuş gibi kölelikleri için savaşırlar? çağınız, sistematik olarak uğranan hayalkırıklarınıza dair bir başyapıt. mutluluk kişisel bir sorun olmaktan çıktı. her şeyi kenara bırakıp, insanlar aynı hatalara düşmesinler diye kütüphanelerinizi yakmanız gerek. parıltılı ama eğreti bir başlangıç yapabilirsiniz belki." kitabı bulup bana verdi, tam bir yalnızlık içinde geçen yaşamından sonra alkışlar tezahüratlar içinde öldü.

1 comment

N.Narda | 31 Mayıs 2012 22:53

"Sorun acının yaşamı nasıl daralttığını anlamaktır." Güzel cümle...Bazıları ise genleştiriyor,ama yaşamı değil,ruhu...

Her yeni kişiyle yeni birisi olmuyoruz,kendimizdeki bir şeyi (belki de olmayan bir şeyi) keşfediyoruz bence...

Söz konusu sevgi mi,aşk mı, samimiyet mi ,şefkat mi,bencillik mi...


Son paragrafı ne yapacağım,bilemedim ama :)

Yorum Gönder