an çeşitlemeleri #3

nasıl olduğunu bilemezsiniz.

onca şeyin gökten boşanırcasına yağan yağmur gibi geldiği, pencerenizin camında çalan gerilim davullarının rüzgarla bir olup suskunluğunuzu yırttığı anlar vardır, bağırmak için boş bir odaya ihtiyaç duyarsanız, stresin felci getirdiği anlar vardır.


mavi duvarlarda fırtınada çalkanan bir gemi görürsün, kulakların işlevini yitirir, gözbebeklerin genişleyip kara bir çukur haline gelir. dalgınlığın dalgalarla buluştuğu anlar vardır.

her şeye ve herkese bakıp kafanı öne eip yürümeye çalıştığın, etrafındakilerin etkisiyle güler gibi yaptığın ve sadece televizyonlarda gördüğün bir şey için üzülmeye yeltenip ellerini yüzüne kapattığın, bir genellemeye girmek için çırpındığın anlar vardır.

olmak istediğin adamla olduğun kişi arasında uçurum olduğunu farkedip kendini anlamaya çalıştığın, sonunda sigarayı ters yakıp lanet okuduğun anlar vardır.

bir insanın sadece gözleri güzel olduğu için haklı olduğu anlar vardır.

yaşadığın ama birden fazla defalar izlesen de ilkinden çok daha fazla birşeyi anlamayacağını düşündüğün, senaryosuz, zamanın sondan başa doğru ilerlediği anlar vardır.

hayatı boyunca tek bir rüya gören, ama onun bile kabusa dönüşmesine engel olamayan bir adam olduğunu hissettiğin anlar vardır.

ortada şölen vardır ve belki benzerinin bir daha görülmesi mümkün değildir. harikadır,  şaşırtan ve düşündüren ayrıntılarla doludur. bu kadar yersiz ve zamansız açılan bir boşluğun arasından mutlaka onu kavrama çalışmaları gereksizdir. hangi an mantık çerçevesinde, o kendini bile tanımıyorken, belki alışkanlıklardan ya da alıştırıldıklarından. bulandırıcılar, karıştırıcılar var. en basitinden saatler sürmüş gibi gelen. her şey olası ve her şey olağan dışıdır bir rüyada.

Reply to this post

Yorum Gönder