Ægroto dum anima est, spes est. (Erasmus, Adages, 2.4.12)

18 Şubat 2011 Cuma

ceset yoksa cinayet kadın yoksa dert yok

2/18/2011 08:07:00 ÖÖ Posted by mistrafantastic , 1 comment
geçen gün kendimle konuşurken annem bana " aşığım diyip duruyosun, sen kendine 5 dk dayanamazsın" dedi, doğru dayanamam. hele ki kale direği gibi kaba sözlerle karşı karşıya kalmak mı? çünkü o zaman sadece onları "dışardaki" halleriyle tanımış olduğumdan öyle olur. sorguya alınıyor olsam benim ona "beni neden sevmiyorsun, sessizim diye mi?" sorusunu duymam, içimi cız ettirmez, bilmem yunusun yakarışını, asla söylemezler bana mekanın aşkını ya da nereden öğrenebilirim ki mezartaşları dibinde hatıra fotografı çektirip gülümseyenleri? bunlardır tüm o "tip" leri, "klişe" leri "karakter"leştiren, onları sevmemizi sağlayan; komplekslerimizden, görüntüye tapmamızdan kaynaklanmaz. bu kişi sevilir, gözleri hakkında sayfalarca yazı yazılır, çünkü hepimiz onlarla aşağı yukarı aynı damlardan düşmüşüzdür, halden anlarız. oturup konuşsak halimizden anlayacaklarını düşünürüz.

albayım ortada bırakılır,
akbabaların da böyle bir deri bir kemik kalmasında da kesin bir kadın parmağı vardır.

üzerimizde pis oyunlar oynanıyor albayım,

ceset yoksa cinayet, kadın yoksa dert yok. 

14 Şubat 2011 Pazartesi

21. yaşım

2/14/2011 03:42:00 ÖS Posted by mistrafantastic , No comments
gittikçe epic fail bir karakter haline geliyorum. çok üzülüyorum ona. hakkında film yapılsa, yapımcı şirket batar, film satılığa çıkar. belki ben bile izlemeye giderim.

insanı hayalleri, umutları, hedefleri ayakta tutmaz mı? gözümüzü kapattığımızda iyi kötü heveslerimizi görmek gülümsetmez mi ya da hayata tutundurmaz mı bizi? yok bunlar. adam hayal kurmak üzere gözlerini kapattığında simsiyah, sessiz bir kare var sadece. tutunacağı, uğrunda yaşamaya çalışacağı bir mesele yok yani. nefes alıyor ve bununla yetiniyor adam. bu nasıl bir kapatış, bu nasıl bir vazgeçiştir? sordum kendime, yanıt yok. 

tam başımı yastığıma koyarken beni omuzlarımdan tuttu ve sarstı bu adam! yetmez o kadarcık hayal dedi! iyi de etti! alter egom spor salonundan çıkmıyor galiba.

düşündükçe hayallerime hayaller kattım ve onlara sımsıkı daha bir sıkı sarıldım dün gece. 

kapımı tesadüfen çalsa da iki çay içsek keşke... iki adım ötesindeyim ben. derinin hemen üstünde gülümseyen.


- iki çay versene.